Anasayfa Pusula “Heval Orhan nerede, birkaç gündür gözükmüyor?”

“Heval Orhan nerede, birkaç gündür gözükmüyor?”

Cuma, 20 Ekim 2017 10:48
Yazdır PDF

Nubar yoldaş tanımsal anlamda değil, içerik, öz ve duruş olarak komünistti. Praksist komünistti.

Kürtçesi ve Arapçası olmadığı halde, halktan insanlar ile rahatlıkla iletişim kurabilmesi, yoldaşları ve diğer siper yoldaşları arasında tebessüm ile harmanlanmış bir şaşkınlık ve hayranlık yaratıyordu ona dair.

Ezilen yoksul halklara olan sevgisi, salt söylem düzeyinde bir izdüşüm değildi. Bu sevgi ve ilgi her ortamda onlara karşı yaklaşımında, ses tonunda, yüz ifadesinde, kısacası vücut dilinde kendini ortaya koyuyordu. Şehit düştüğü Rojava’da temas ettiği herkes bu gerçekliğin birebir tanığı olabilmiştir. Hiç kuşkusuz bu içtenliği, yalınlığı, sevgi ve alakası aynı şekilde halkta da karşılığını buluyor, aynı samimiyet, ilgi ve sevgi ile karşılanıyordu.

Dil sorununa takılıp kalmadan, Arap-Kürt köylüler, işçiler, kadınlar, yaşlılar, gençler ve çocuklar ile şahit olanlarda ciddi anlamda bir hayranlık uyandıran yakınlık ve dostluk kurabilmesi sözcükler ile izah edilebilmekten ziyade, birebir yaşanılması, izlenilmesi gereken bir komünist, devrimci karaktere örnekti.

Devrimin coğrafyasında, cephede savaş, karargahta örgüt yaşamının rutininin dışında her fırsatta karargaha yakın Arap köylerini, Ermeni köylüleri ziyaret ediyordu.

Kent merkezinde esnaf, sanayide usta ve çıraklar ile geliştirdiği ilişkileri izlerken, gerçek partili ve ordulu kişiliğin en temel karakteristiğine vakıf olduğunu içtenlikle algılıyor ve gözlemleyebiliyorduk.

Mutevazılığı ve içtenliği temas ettiği her inançtan, her yaştan, her dilden, her cinsiyetten insanlarda, içlerini gülümseten bir etki yaratıyordu. Gittiği evlerde tebessüm ile bezeli ağırbaşlılığı, çocuklara olan tutkusu, onlara ve gençlere yerinde ve ölçülü dokunuşları, sarılışları ile sevgisini belli etmesi, onu o ailenin sanki uzun yıllardır tanıdıkları bir yakınları derekesine yükseltiveriyordu.

Evet, Nubar yoldaş sadece cephede savaşın en çetrefilli hallerinin yaratıcı, atik ve usta komutanımız olduğunu değil, aynı zamanda halkın içinde Partimizin örnek örgütçü kadrosu olduğunu tecrübe ile sabit etmemize, tüm alçakgönüllüğü ile imkan sağlıyordu.

Nubar yoldaşımızın halk ile ilişkilerinde ve iletişimindeki başarısını, sıcaklığını özetleyecek birkaç anekdota şurada yer vermemiz, uzun uzadıya soyutlamalarımızdan çok daha anlamlı ve değerli olacaktır diye düşünüyoruz.

Parti-ordu karargahımız kentin dışında yer alıyor. Ve noktamızın 1-2 km ilerisinde kentin genel çöp sahası bulunuyor. Dolayısıyla günün belirli saatlerinde belediyenin çöp toplama araçları, yüklerini boşaltmak için noktamızın önündeki köy yolundan geçiyorlar. Nubar yoldaşımızın şehit düşmesinin üzerinden üç beş gün gibi bir zaman geçmiş, geçmemişti ki bir çöp toplama aracı noktamızın kapsının önünde durdu. Ve genç bir yoldaşımıza “Heval Orhan nerede, birkaç gündür görünmüyor, göremiyorum onu?” diye soruyor. Genç yoldaşımız “Orhan yoldaş şehit düştü...” diye durumu ifade ediyor.  Ölüm ve yaşamın bu denli iç içe geçtiği bir devrim-karşı devrim şavaşının coğrafyasında, ölümlere her gün, fazlası ile tanık olan şoför gözyaşlarını tutamıyor... Genç yoldaşımız karargahtan, Nubar yoldaşımızın bir büyük portresini alıp şoföre getiriyor...

Devrim, bir başına cephede, savaş ile kazanılabilir. Ancak kitle temelinden yoksun olduğunda, ileriye doğru taşınması alabildiğine zordur.

Nubar yoldaşın halk ile ilişkileri bizlere, gerçek partili özneliği, devrime giden yolda, olmazsa olmazımızı sözcükler ile kuramsal şablonlar ile değil, ileriye doğru atılmış küçük ve sağlam adımların, devasa pratiğine dair mükemmel bir ders imkanı sundu...

(Bir yoldaşı)


Son Haberler

Özgür Gelecek yeni sayısı çıktı!

ozgur gelecek 155 1

Bu Bölümdeki Diğer Yazılar

Alt Menü